Saturday, May 19, 2018

Sağlıklı Bir Diyete Sahip Olmanın 5 Yolu

Sağlıklı bir diyete sahip olmak sandığınızın aksine kafa karıştırıcı ve kısıtlayıcı olmayabilir. Aslında yapılması gereken en temel şey meyve, sebze, tam tahıl ve baklagillerden oluşan bitki kökenli besinler tüketmek ve işlenmiş gıdalardan olabildiğince uzak durmak. Yapacağınız küçük değişikliklerle ve biraz da dikkatelsağlıklık bir diyete sahip olmak hiç de zor değil. İşte dikkat edilmesi gereken 5 nokta:

1. Besin Çeşitliliğinizi Artırın


Katkı maddesi bulunduran besinlerden olabildiğince uzak durarak yiyeceklerinizin çeşitliliğini artırmak, size her besinden vücudunuz için gerekli vitamini ve besin kaynaklarını almanıza yardımcı olur. Her besinde hastalıklarla savaşmanıza yardımcı olacak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirecek içerikler bulunduğundan, tek bir besine vücudunuzu uzun süre maruz bırakmak doğru bir hareket olmaz. Üstelik yaşadığınız bölgeye bağlı olarak bazı sebze ve meyvelerde belirli dönemlerde kullanılan zirai ilaçlara vücudunuzu uzun süre maruz bırakmak kronik hastalıklara davetiye çıkarabilir.

2. Porsiyon Miktarınızı Gözetin


Tabi ki istediğiniz kadar brokoli ve ıspanak yiyebilirsiniz. Fakat yüksek kalorili besinler için aynısını söylemek mümkün değil. Son yıllarda porsiyonların miktarında gözlenen artışa bakacak olursak, bir restorana gittiğinizde başlangıç yemeği seçmek yerine sağlıklı bir atıştırmalık tercih etmek ya da yemeğinizi bir arkadaşınızla paylaşmak size çok şey kazandırabilir. Sipariş vermeden önce porsiyonların büyüklüğünü öğrenip  mega boy porsiyonlardan uzak durabilirsiniz. Aynı şekilde küçük porsiyonlu yiyecekler de sizi aynı prosiyondan en az iki ya da üç kere sipariş verdirmek zorunda bırakabilieceğinden, ihtiyaç duyduğunuz en uygun büyüklükteki porsiyona dikkatli karar vermek sizin elinizde.

3. Tam Tahıllı Gıdalara Yönelin


En azından tükettiğiniz tahılların en az yarısının arpa, kepek ve yulaf gibi tam tahıllı  gıdalar olmasına özen gösterin. Markette tam kepekli ve tam tahıllı ürünlere yönelin. Unutmayın, her gıda tam tahıllı ve tam kepekli etiketleriyle satılmayabilir. Bu ibarelerden herhangi birini göremiyorsanız bile aldığınız ürürnün içeriğine bakarak tahılların üst sıralarda olmasına dikkat edebilirsiniz.

4. Takviye Gıdalara Bağımlı Kalmayın


Son yıllarda takviye gıdalara olan talep artsa da, gündelik hayatımızda besinlerden doğal olarak aldığımız içerikleri tam olarak karşılayıp karşılamadıklarını henüz bilmiyoruz. Uzun vadede  bu tamamlayıcı gıdaların kullanımı bağımlılık yaratabilir ve zaman içinde eski diyetimizin yerine geçerek tek tip beslenmenize sebep olabilir. Temel vitamin hapları bize belirli bir seviyeye kadar koruma sağlasa bile bir nebzede yetersiz kalabilirler.

5. Kalsiyum ve D vitamini seviyenizi gözlemleyin


Bu iki yapı maddesi iskelet sisteminiz için oldukça önemli. Kalsiyumu az yağlı ya da yağsız süt ürünlerinden ve portakal suyu ya da soyalı içecekler gibi takviye besinlerden almak iyi bir çözüm. Eğer günde 1,000-1200 mg. kadar kalsiyum alamıyorsanız, bu miktarı ek kalsiyum haplarından takviye edebilirsiniz. İhtiyacınız olan bütün D vitaminini sadece besinlerden almanız mümkün olmadığı gibi, tüm ihtiyacınızı da güneş ışığından karşılamak sağlıklı bir çözüm değil. İlave D vitamini ihtiyacı kişiden kişiye değişmekle birlikte daha çok koyu tenli ve az güneş ışığına maruz kalan 60 yaşının üzerindeki bireyler için önerilmektedir.

Saturday, May 12, 2018

Sağlığınızı Etkileyecek Sorunlardan Uzak Durmalısınız

İnsanlar yaşadıkları sorunlarla kendini fiziksel ve ruhsal anlamda etkileyerek psikolojik çöküntüye girerler. Bu durumda olan milyonlarca kişi bulunuyor, sağlıklı kalabilmek için bir çok boş sorunu kafaya takmamak veya yaşanan sorunu farklı çareler arayıp çözümünü bulmak gerekiyor.

İçinden çıkılmaz sorunlarınıza çare olan Ümraniye psikolog olarak biz, önce hastalarını uzun süre dinlemeye alarak kişiyi takip ediyoruz. Bu takip kişilerin hangi boyutta sorunu aklına takıp takmadığı ve sağlığını etkilediği gözlemlenerek gerekli işlemler kişiye uygulanıyor.

Her Yaşanan Olayı Büyütmemek Gerekiyor?


Aklınıza takılan maddi ve manevi sorunlar içinden çıkılamaz bir hal alması durumunda kişilerin mutlaka bulunduğu ortamda olan Ümraniye psikolog ile iletişime girmesi gerekiyor. Hekiminiz sizi dinleme sonucu vereceği karar ile sağlıklı yaşamaya ilk adımınızı atmış oluyorsunuz. Bu nedenle uzman hekim önerisi ve gerek görürsek ise ilaç kullanımı hastaya uygulanabilir. Hastaların hemen birçoğu depresyon ilacı kilo oluşturma nedeni ile ilacı tercih etmemektedir. Hasta kişiler için ilaç geçici bir yöntem veya kalıcı bir yöntem olabilir. Depresyona giren her hasta içine kapanık olmayı tercih eder. Kabuğundan çıkmak istemeyen hastalar kendisini iyileştirme sürecine yanıt veremez.

Sağlıklı Bir Fizik Ve Ruhsal Bir Arındırmaya Her İnsan İhtiyaç Duymaktadır?


Her hekim hastasına önce dinleme yolu ile yaklaşıyor, bunun ardından çözülmeyen sorunlar mecburi anlamda bizler tarafından aşılır. Uygun bulduğumuz ve uyguladığımız çözümler kişilere çare olmuyor ise hastaya mutlaka boyuna, fiziğine ve yaşına göre depresan ilaçlar yazılıyor. Doktor ve hastası için arasında geçen yakın konuşmalar birçok hastayı tedavi amaçlı etkiliyor. Her hasta kişiler için Ümraniye psikolog tarafından yapılan gözlemleme sonuçlar oluşturuyor.

Psikolojik sorunları olan her insan ilaç kullanacağı anlamına gelmez. Bu tamamen hastaların takip süresinde uzman hekim tarafından verilecek karara bağlıdır. Birçok hasta olan kişiler kendi sorunlarının üstesinden gelmesi için doğru ve sağlıklı adım atmaları gerekiyor. İçine kapanık olan insanların belli bir zaman sonrası vücut olarak gördüğü zarar zamanla ortaya çıkmaktadır. Sorunların aşılıp hekim tarafından dinlenilmesi bin bir türlü çözüm olmasını sağlamaktadır.

Saturday, April 28, 2018

Kozmetik ve Kişisel Bakım Alışverişleriniz İçin İndirim Kodları

Bildiğiniz gibi internette satış yapan neredeyse her marka, kullanıcılarına indirim kodu, kampanya, hediye çeki gibi fırsatlar sunarak satışlarını artırır. Bu kampanyalar sizlere de almak istediğiniz ürünleri daha ucuza almak, paranızla daha fazla şey almak gibi şanslar sunar. Biz de bu yazımızda kozmetik ve kişisel bakım alışverişlerinizde kullanabileceğiniz indirim kodları ve kampanyalarını derledik.

Yves Rocher İndirim Kuponları


1. 10 TL Yves Rocher İndirim Kodu



  • İndirim Kodu Detayı: 85 TL ve üzeri alışverişlerinizde kullanabileceğiniz 10 TL'lik indirim sağlayan Yves Rocher indirim kuponu.

  • Kupon Kodu: ZYEDF4

  • Geçerlilik Tarihi: Mağaza bitti diyene kadar geçerli.


Yves Rocher Kampanyaları


1. Yves Rocher Ücretsiz Kargo Kampanyası



  • Kampanya Detayı: 100 TL'lik alış verişlerinizde ücretsiz kargo fırsatı.

  • Geçerlilik Tarihi: Mağaza bitti diyene kadar geçerli.


2. Yves Rocher Günlük İndirim ve Kampanyalar Listesi



  • Kampanya Detayı: Yves Rocher'in kullanıcıları için oluşturduğu özel indirim ve kampanya fırsatları.

  • Geçerlilik Tarihi: Mağaza bitti diyene kadar geçerli.


Watsons Kampanyaları


1. Watsons Ücretsiz Kargo Kampanyası



  • Kampanya Detayı: Watsons'tan yapacağınız 75 TL ve üzeri tüm alışverişlerinizde kargo bedava.

  • Geçerlilik Tarihi: Mağaza bitti diyene kadar geçerli.


2. Watsons İndirim Katalogu



  • Kampanya Detayı: Her ay güncellenen, tüm Watsons indirimlerinin listelendiğini indirim katalogu ile Watsons indirim fırsatlarından yararlanın.

  • Geçerlilik Tarihi: Mağaza bitti diyene kadar geçerli.


Diğer Alışveriş Fırsatları


Eğer internetten alışveriş yapacaksanız bu kampanyalara göz atmadan sakın ödeme yapmayın. Çünkü daima bu kampanyalar sayesinde daha az para ödeyerek alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca Yves Rocher indirim kodu ile Watsons indirim kuponu gibi, yüzlerce farklı markaya ait indirim kampanyalar için indirime.com'u ziyaret edebilir, mail grubuna kayıt olabilir ya da indirime.com'a ait sosyal medya hesaplarını takibe alabilirsiniz. Bu sayede mail listenize yüzlerce farklı markadan gelen maillerden kurtulur tüm markaların indirimlerini tek bir ortamdan takip edebilirsiniz.

Saturday, November 11, 2017

Egzama ve Sivilceler Nasıl Geçer?

İnsanlarda yetişkinliğin ilk adımı olan ergenlik dönemi genellikle 12 – 20 yaş arasında gerçekleşen bir dönem olsa da bazen kişilere bağlı olarak daha erken veya geç başlayabileceği gibi daha kısa veya daha uzun sürebilmektedir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.

Bu dönemde, bireyin çocuksu tutumlarının ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışları alır, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Bu dönemde kişiler fiziksel olarak değişiklikler yaşamaya başlarlar. Bu değişikler kişinin cinsiyetine göre değişik olsa da her iki cinsiyette de gerçekleşen sivilce oluşumları, ergenlik döneminin genel sorunudur. Kişiler bu sivilcelerden genel olarak pek memnun değillerdir, ve bunar için farklı çözüm yolları aramaktadırlar.

Ergenlik döneminin en büyük sorunlarından olan sivilceleri engellemek için çok fazla uğraşmamak gerekir, aslında vücudun doğasında olan bir olaydır, fakat sivilcelenme oldukça fazla ise bir hekime başvurmak iyi olacaktır. Sivilce tedavisi İstanbul ve diğer pek çok yerde yapılabilmektedir. Bu tedavide genellikle yüzde oluşan yağlanmaya bağlı olarak oluşan akneler kurutulup daha kolay çıkmaktadır. Sivilceleri yok etmek için sıkmamak gerekmektedir. Cildinize zarar vereceği gibi iz bırakma olasılığı da yüksektir.

İnsanlarda yaşamın belli dönemlerine bağlı olarak cildinde oluşan rahatsızlıklar sadece ergenlik döneminde meydana gelmemektedir. Örneğin çocuklarda yaşına kadar oluşabilecek egzamalar mevcuttur. Çocuklarda egzama tedavisi sırasında dikkatli olmak gerekmektedir. Hassas bir cilde sahip olan çocuklarda normal bir yetişkine uygulanan tedavi yöntemleri uygulamak iyi bir tercih olmayabilir. Çocuklarda egzama tedavisi için bir dermatoloğa başvurmak iyi olacaktır. En iyi dermatolog İstanbul ve çevresinde bulunabileceği gibi diğer pek çok yerde de karşınıza çıkabilecektir.

Egzama oluşan bölgede kaşıntı yaşanacağı için çocukların kaşınmasını engellemek gerekmektedir, bu nedenle bazı önlemler alınabilir.  Bu önlemler ise şöyledir.

  • Çocukların tırnakları kısa kesilmelidir.

  • Yünlü kazalar kaşınmayı arttıracağı için bu tür kazaklardan uzak durulması gerekmektedir.

  • Kaşınma günlüğü tutup çocuğun en çok kaşındığı gülerde ne yediğine dikkat edibilirsiniz.


Bunlar gibi pek çok yöntem ve tabi ki dermatoloğunuzun da uygulayacağı tedavi ile egzamanın üstesinden gelebilirsiniz.

Monday, October 16, 2017

Tüp Bebek Nasıl Yapılır?

Tüp Bebek Nasıl Yapılır?


Tüp bebek konusunda gerekli bilgileri verirken, çiftlerin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde bebek sahibi olamaması durumunda mutlaka araştırma yapılması gerekmektedir. Erkekten başlayarak yapılan araştırmalar sonrasında ne tür bir tedavinin uygulanacağı ortaya çıkmaktadır. Erkeğin değerlendirilmesi amacıyla temel sperm tahlilleri yapılır. Spermlerin hareketliliği, sayısı, canlılık oranı ve şekilleri incelenir. Kadının değerlendirilmesi için ise muayene sonrasında hormon tahlili ve rahim kanalları filmi çekilebilir. Filmde sorun tespit edilirse kanalların gerçekten tıkalı olup olmadıklarını anlamak ve tedavi uygulamak için laparoskopi denilen karın içine bakma işlemide uygulanabilir.

Tüp Bebek Tedavi İşlemleri


Tüp bebek tedavisinde kadın vücudunda üretilen yumurta hücrelerinin özel iğneler ile vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuvar ortamında döllenmesi ve oluşan embriyoların kadın rahmi içine transfer edilmesi gerçekleşmektedir. Tedavi genel olarak adet döneminin ikinci veya üçüncü günü başlatılmakta ve yapılan günlük iğneler ile yumurtalar büyütülmektedir. İki üç günde bir yapılan ultrason kontrolleri ve kan tahlilleri ile bu büyüme izlenmektedir. Tedavi sırasında, genel ortalama sonuçlarına göre 8-10 gün kadar sürmektedir. Bu sürenin sonunda çatlama iğnesi yapılarak yumurtaların son olgunluğa ulaşmaları sağlanmakta ve yaklaşık olarak 35 saat sora çatlama olmadan yumurtalar anestezi altında toplanmaktadır. Aynı gün erkekten de örnek alınır.

Tüp Bebek İşlemleri


Tüp bebek tedavisi için, erkeğin spermleri mastürbasyon yolu ile elde edilemiyor ise yani spermler verilen örnekte çok az veya yoksa operasyonla sperm aranabilir. Bu işlem tese veya mikro tese olarak adlandırılır. Erkek spermleri ile kadın yumurta hücreleri laboratuvarda uygun bir ortamda yan yana koyularak veya spermler mikro enjeksiyon yöntemi ile yumurtaların içine yerleştirilir. Mikro enjeksiyon uygulaması ile erkeğin spermleri çok az olsa bile gebelik gerçekleşebilmektedir. Mikro enjeksiyon işleminin ertesi günü döllenmiş yumurtalar embriyo olarak adlandırılır. Bu embriyolar 2 ile 5 gün laboratuvar ortamında izlenerek sağlıkları ve kaliteleri değerlendirilir. Değerlendirme süresinin sonunda sağlıklı bulunan embriyoların bir veya ikisi kadın rahmine ince bir kateter ile yerleştirilir. Transfer öncesi embriyo zarının lazer yöntemi ile traşlanarak inceltilmesi yani yardımla yuvalanma yöntemi tüm embriyolara uygulanmaktadır. Ortalama olarak transferde 11 gün sonra kanda gebelik testi yapılır.

Tuesday, May 16, 2017

Avon İle Hayatınız Değişsin

Avon kozmetik dünyası kadınlara ışıltılı bir hayatın kapılarını aralayarak son derece muhteşem bir görünüm elde etmenizi sağlıyor. Hem kazanç yönünden hem de ihtiyacınız olan ürünleri daha uygun fiyatlarda almak adına kaliteli bir yaşam tarzı elde ediyorsunuz. Avon kayıt koşullarını taşıyan herkes Avon markasına üye olabilir ve kendi üye porföyünü oluşturabilir. Üyeleriniz çoğaldıkça sizler de daha fazlasını kazanıyorsunuz. Kozmetik ürünlerinin satışını yaparak son derece iyi bir kazanç elde edebilir ve çok daha sosyal bir insan haline gelebilirsiniz. Site üzerinden hem kendiniz kayıt olabilir hem de sizinle birlikte çalışmak isteyen insanlar kayıt yapabilirsiniz. Avon temsilcisi olmak sizler için son derece kolay bir hale geliyor.

Avon Temsilcisi Olmak Çok Kolay

Avon kozmetik ailesine katılarak hem öz güveninizi geliştirebilir hem de kendinizi geliştirebilirsiniz. Avon temsilci ol avantajı ile kendinize olan güveninizi de ikiye katlayacaksınız. Kozmetik dünyasının en çok tercih edilen ürünlerini çok uygun fiyatlarda alabilir ve aylık limitlerinizi aştığınızda Avonun sınırsız hediye imkanlarından yararlanabilirsiniz. Dünya genelinde tanınan Avon kozmetik ürünleri her kadını cezbeden ürünlerdir. Tüm kadınlar makyaj yaptıkları için bu alanda satış yapmak da sizleri çok fazla zorlamayacaktır. Hem kolay bir şekilde kazanç elde edecek hem de Avon ailesi sayesinde her geçen gün çevreniz çok daha fazla genişleyecektir. Temsilci olduktan sonra hayata bakış tarzınız da değişecek.

Thursday, May 11, 2017

Yaşlanma Karşıtı Antioksidanlar, Uyku ve Sağlıklı Uyku Pozisyonları

Uyku kişinin fiziksel ve ruhsal açıdan dinlenmesi için en temel öğedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar uyku bozukluğunu giderek artan bir sağlık problemi olarak göstermiştir. Dünya çapında 150 milyondan fazla kişinin çeşitli uyku bozukluklarından muzdarip olduğu tespit edilmiştir. Kişinin uyuduğu ortamın sessizlik ve karanlık olması açısından uyku için ne kadar önemliyse uyuma pozisyonu da o derece önemlidir. Düzensiz uyku kronik ruhsal bozukluklar, baş ağrısı düşük sosyal ilişkiler ve büyük sağlık sorunlarına yol açabilir.

Uyku En Önemli Antioksidandır.

Öncelikle bizim makalelerimizde sık sık geçen antioksidan tabirini bilimsel olarak tanımlayarak uyku üzerindeki etkilerine değineceğiz. Son yıllarda doktor reçetelerinde, televizyon yayınlarında, çeşitli makalelerde sıkça antioksidanlar, serbest radikaller ve serbest ajanlardan söz ediliyor. Nedir bu serbest ajanlar ve antioksidanlar? Adları vitamin, protein, amioasit yada mineral değil de neden antioksidan?
Serbest Ajan ve Radikaller

Cildin gerginliğini ve ona elastisiye yani esneklik sağlayan yapıya; kolajenlere ve vücuttaki tüm proteinlere tabiri yerindeyse musallat olurlar. Hücrelerin en temel yapı birimi ve genetik şifrelemesi olan DNA'larını tahribata uğratırlar. Bununlada yetinmeyip vücuttaki kas dokusundan sonra en etkin "koruyucu doku" olan yağ dokusuna da büyük zarar verirler. Dengeli, düzenli beslenme ve normal yaşantı şartları altında vücudun tolere edebileceği bir seviyeye kadar sorun yaratmazlar. Ama yaşamınızda en ufak bir dengesizlik hatta stres hali oluştuğunda yada cildiniz zararlı güneş ışınlarına maruz kaldığında bu boşluğu anında doldurmak ister bu kötü radikal ajanlar. Hemde hiç beklenmedik bir anda; vücudun en temel fonksiyonlarından olan hücre yenilemesi esnasında. Hücre yenileme tepkimelerinde vücutta oksijen üretilirken, ortamda oluşan bir miktar enerji seviyesi yetersiz jeokimyasal tabirle denge profili oluşmamış "zayıf oksijen molekülleri", eksik enerji seviyelerini ve kararsız yapılarını sağlıklı hücrelerden tamamlamaya çalışırlar. Sağlıklı cilt hücrelerinin bu savunmasız tahribatı ciltteki yaşlanmanın en temel sebebidir. Öte yandan akyuvarlara zarar verir ve özellikle beyin epifizinde etkili olan oksidatif strese de sebebiyet verirler. Neyseki denklem burada bitmiyor. Muazzam bir savunma mekanizması ile kuşatılan insan bedeni pes etmek nedir bilmiyor; tam herşey bitti derken tüm bu reaksiyonları tersine çevirici rolü ile "antioksidanlar" devreye giriyor ve hemen kafasına göre takılan bu serbest ajanları etkisiz hale getiriyor.

antioksidanlar

Antioksidanlar yaşlanmayı ortadan kaldırabilir mi tartışması devam ededursun ama antioksidanları önemsemek için hiçte azımsanmayacak kadar nedenlerimiz var ortada. Antioksidanlardan yana zengin bir diyetin kanser, kalp hastalıkları ve diğer sağlık problemlerini büyük ölçüde önlediği öteden beri bilinmekte. En önde gelen antioksidanlardan olan, A, C ve E vitaminleri gıda endüstrisi tarafından nicedir baş tacı edilmiştir. Yiyeceklere taze kalmaları için E vitamini eklendiği gibi krem, şampuan ve diğer kozmetik ürünler neredeyse içerdiği vitaminlere göre tercih edilir olmuş vaziyette. Kırışıklar ne kadar gerilirse gerilsin, sarkan deriler için hangi kozmetik yöntemler denenirse denensin, bunların hiçbirisi genç kalmak için yeterli değildir. Gençlik yaşam tarzından, daha içsel olan hücrelerden fışkırır. Unutmayın; gençlik ve sağlık cildin yüzeyinden başlamaz. Tamda bu noktada sadece antioksidan kapsüller değil tamamen antioksidan bir yaşam tarzının gereğiyle yüz yüze geliriz. Antioksidanlar, gençliği korumak ve yaşlanma etkilerini önlemek için hücrelere nufüz gerçek tazelik aşısıdır. Antioksidanlar bakımından zengin yiyecekleri içeren Suyunuzu Yiyiniz başlıklı makalemize de göz atabilirsiniz.
En Önemli Antioksidan: Uyku

Beyin epifizi "melatonin" adı verilen ve ana görevi vücut saatini ayarlamak olan bir hormon salgılar. Melatonin beslenme sisteminde üretilir ama diğer birçok hormonda olduğu gibi onu da beyin epifizi düzenler. Bu makalemizde de üzerinde durduğumuz melatonin hormonu havanın kararmaya başmasıyla birlikte faaliyete geçer ve gece saat 23 ile 03 arasında en üst seviyeye çıkar. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, insana canlılık ve yaşama sevinci veren "seratonin" hormonuna dönüşür. Bu denge son derece önemlidir. Geceyi aydınlıkta ve uyanık geçirmek amiyane söylemle organizmayı tepe taklak eder. Aynı şekilde gündüzleri loş ve karanlık ortamlarda yaşamak yada geç saatlere kadar uyumak da dengeyi bozar.

Melatonin doğal bir uyku ilacıdır. Vücut uyku esnasında iyileşir ve kendini yeniler. Birçok hastalık için en etkili tedavi uyumaktır. Melatonin beyni temizler ve arındırır, sindirim hücrelerinin yenilenmesini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir. oksidasyonu tamir eder, zihni kuvvetlendirir ve sonuç itibariyle yaşam kalitesini yükseltir. Cinsiyet hormonları olan testesteron, östrojen ve adrenalin gibi diğer önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Aşırı stres sonucu oluşan kortizonu nötrolize eder.

Kandaki melatonin miktarı insanın gerçek biyolojik yaşını gösteren önemli bir kriterdir. Yaş ilerledikçe melatonin üretimi azalır. Mesela etrafınızdaki yaşlı insanların büyük çoğunluğunun en yaygın şikayetlerinden biri uyku uyuyamamaktır. Kırk elli yaşlarında beyin epizindeki yavaşlama sonucu bağışıklık sisteminde ve yaşlanma belirtileriyle birlikte hastalıklar baş göstermeye başlar. Melatonin takviyesi günümüzdeki en temel yaşlanma karşıtı tedavilerden birisi olmuştur.
Uyku Pozisyonları ve Sağlıklı Uyku

Uyku uzmanları tarafından tespit edilmiş üç ana uyku pozisyonu vardır: Yan, yüz üstü ve sırt üstü. Yukarıdaki grafiğimizde de görülen bu pozisyonların pozitif ve negatif yönlerine detaylıca bakalım;

Sırt Üstü Yatma: Sırt ve boyun ağrılarını engellediği görülmüştür. Midedeki asit, reflü ve yanmaları en aza indirger. Bu pozisyon aynı zamanda yüzde oluşabilecek kırışıklıkları en aza indirir ve kadınlarda göğüsleri korumaya yardımcı olur. Negatif yön olarak, sırt üstü yatmak horlamayı artırabilir. Horlama dışında uyku sesi de bu pozisyonda daha belirgindir. Bunları engellemek için vücudun doğal eğrisini destekleyecek şekilde diz altına yumuşak bir yastık veya rulo havlu yerleştirebilirsiniz.

sirt-ustu-yatma

Yan Yatma: Uyku uzmanlarının en çok tavsiye ettiği uyku pozisyonudur. Sağlık ve vücut fonksiyonları açısından en ideal pozisyon olduğundan genellikle uyku kesintisiz olur. Boyun ağrıları, sırt ağrıları, mide rahatsızlıkları ve reflüyü azaltır, dolaşımı hızlandırdığından özellikle hamilelere tavsiye edilir. Öte yandan yüz kırışıklıklarına ve göğüs sarkmalarına neden olabilir.

yan-yatma

Yüz Üstü Yatma: Uyku uzmanlarının pek tavsiye etmediği bir pozisyondur. Mide boşluğuna baskı uygulandığından vücudun konforunu bozar ve dinlenmesini engeller. Aşırı uykuyu ve horlamayı azaltır. Ayrıca kırışıklık ve gögüs sarkması görülür.

yuz-ustu-yatma

Uyku pozisyonunu değiştirmek zor olsa da eğer yüz üstü yatmaya alışkınsanız değiştirmeniz sizin için faydalı olur.
C ve E Vitamini Ayrıcalığı

Çok özel vitaminler olan C ve E vitaminleri ayrıcalıklı gençlik dopingi ve güçlü antioksidanlardır. Cilt gençleştirmenin yanında yaraları iyileştirmede de etkilidirler. Özellikle C vitamini ciltteki lekeleri azaltır, hücre yenilenmesini teşvik eder. C vitamini hayatın mucizelerinden biridir, hem serbest radikallerle mücadele eder hem de kollajen oluşumunu sağlar. E vitamini, tüm vücutta ve deri altında bulunan yağları bağımsız ajanlardan korur. Öte yandan kalp hastalıklarını önler. Hücrelerdeki enerji kaynağı "mitokondri" adı verilen bir organeldir. Yaşlandıkça ve serbest radikaller arttıkça mitokondri işlevleri de yavaşlamaya başlar. Böylece yaşlanma hızlanır; akabinde beyin, kalp ve böbreklerin fonksiyonları yavaşlar; hormonlar zayıflar; ciltte kuruma başlar; metabolizma yavaşlar; yavaşlayan metabolizma vücuda besinlerle giren enerjiyi beklenilen düzeyde harcayamamaya başlar, vücut biriken enerjiyi yağ olarak depolamaya başlar, kas gücü gün geçtikçe azalır. C ve E vitaminleri bu noktada hayati önem arz eder. Bu vitaminler mitokondriyi korurken, kandaki tortuları temizleyerek damar sertliği ve tıkanıklıklarını, kolesterolü, dolayısıyla kalp, beyin, akciğer hastalıklarını, kataraktı, diyabeti önlemeye yardımcı olurlar yani bütünüyle yaşlanmaya karşı savaşırlar. E vitamini suda erimeyen bir vitamin olduğundan ve birçok gıdada bulunduğundan eksikliğine çok sık rastlanmaz. Ayrıca hangi vitaminin hangi besinde bulunduğu ve eksikliğinde hangi hastalıkların meydana çıktığını öğrenmek için Vitaminler, Kaynakları ve Etki Alanları makalemize de göz atabilirsiniz.

C-VE-E-Vitaminleri

Kısaca özetlemek gerekirse bedende çıkan her sorun, aksaklık veya yıpranma onda bir şeylerin eksildiğine işaret eder. Antioksidanlar genç kalmanın, yaşlılık belirtilerini önlemenin ve serbest radikallerle mücadelenin baş rol oyuncusudur. Güzellik ve sağlığın kozmetik olmaktan ziyade biyolojik yönüdür. Uyku en önemli antioksidan kaynağıdır. Baş ağrısından yüz çizgilerine, akneden selülite, Alzheimer hastalığından göz bozukluğuna, diyabetten kilo sorununa, hatta kanserden kalp hastalıklarına kadar ayrıca burada sıralanmayan sorunların her biri için önerilebilecek, diyet ve antioksidan destekleri mevcuttur. Tüm bu hastalıklarla ve gençleşme tedavilerinin en önemli etkeni olarak hücrelerinizin korunmasında beslenme şekli veya vitamin, mineral desteği ihtiyacınız olup olmadığını doktorunuza sormanız ehemmiyet teşkil etmektedir. Makalemizle ilgili soru, düşünce ve yorumlarınızı belirtmekten çekinmeyiniz. Ajan Ajanda İyi Uykular Diler :)

Kaynaklar:

Dr. Christopher Winter, MD; Health.com, Dr. Yasemin Fatih Amato, StyleCraze.Com